|
FOTOGRAF ARSiVi
TUTUNAMAYANLAR
UZERINE
Soguk bir Ankara kisinin can sikici aksaminda ne yapacagim
bilmemenin vermis oldugu sikintiyla kutuphanemdeki kitaplara
bakiyordum. Kitaplara elimi suruyor kokluyor ve can sikintimi
gidermeye calisirken daha once gormedigim visne curugu renginde
bir kitaba rastladim. Kitabi elime alip baktiginda bir hayli
kalin oldugunu ve simdi baslasam bile tatilin bitimine kadar
bitiremiyecegim icin onsozunu okumakla yetindim. Kitabin adinin
bolunmus olmasi hosuma gitmemisti ama onsozden sonra icerigini
merak ediyordum. Bu oylesine bir merakti ki ruyamda bu kitabi
okuyor ve bitirmis oluyordum.
Tatilin
sonunda trenle Istanbul'a giderken en cok sevdigim seyi yapacaktim.
Kitap okuyacaktim. Tutunamayanlar'la ve Oguz Atay'la tanismak
aslinda bir tesaduften baska bir sey degildi. Okudukca okuyor,
daha once icinde bulundugum yada tanik oldugum olaylarin kitapta
olmasi beni daha cok bagliyordu Tutunmayanlar'a. Oguz Atay'in
yazim sekli daha once okudugum kitaplardakine hic benzemiyordu.
Tutunamayanlari bitirdigim zaman bir sure onun etkisiyle yasadim.
Bazen Selim Isik gibi olaylari degerlendirirken, Turgut Ozben
gibi pesine dusunuyordum. Zaman zaman kendimi asagilarken dunyaya
da satasmadan edemiyordum...
Orhan Pamuk'un Yeni Hayati "bir gun bir kitap okudum ve tum
hayatim degisti" diye basliyordu. O kitaptan sonra hayatim degismemisti
ve kitaplarin insanlarin hayatini degistirebileceklerine inanmiyordum.
Ta ki Tutunamayanlar'i bitirdigim gune kadar. Bu kitabi arkadaslarima
okutmak zorunlulugu hissetmistim ve her firsatta Oguz Atay'la
tanismanin zorunlugundan bahsediyordum. Bir kac kisi bu mutluluga
eristi. Simdi onlar da Selim Isik ve Turgut Ozben'in temsil
ettigi insanlari taniyor ve kendilerine "disconnectuserectus"
diyorlar. Merak ediyorsaniz Oguz Atay'in bir sozuyle bitiyorum:
"BEN BURDAYIM SEVGILI OKUR, SEN NERDESIN ACABA ?"
|